12 Mart 2012 Pazartesi

Karnabahar Graten

Çocuklarınız karnabahara burun mu kıvırıyor? Hiç endişelenmeyin. Bizim evdeki büyük çocuk da aynı tepkiyi veriyor. Ancak bu yemeği söylenmeden yedi içindeki karnabahara rağmen. Sanırım en büyük sebebi, içindeki patates ve de diğer malzemelerin birlikteliği. Deneyin ve ailecek karar verin... Heyecan kapladı mı içinizi? Kaplar tabii! Her tarif bir serüven ne de olsa...

Blog açmaya aniden karar verdiğimde elimde her tarifime ait fotoğraf olmadığını anlayıp üzüldüğüm tariflerimden birisidir bu. Söz, yaptığım ilk fırsatta fotoğraflayıp burada yayınlayacağım.
Bugün tarif ekleme niyetinde değildim ama sevgili Emine hanım'ın ricasını da kıramazdım ;))

Hadi uzatmadan sıvayalım kolları:

Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...



KARNABAHAR GRATEN
NE LAZIM?
  • 1 orta boy karnabahar
  • 2 adet orta boy patates
  • **Kıyma harcı için
  • 2 adet domates
  • 1 diş sarımsak
  • 1 adet soğan
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 300 gr kıyma
  • 1 bardak su
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2 çay kaşığı karabiber
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay kaşığı kimyon
  • Dilerseniz 1 çay kaşığı pulbiber
  • **Beşamel Sosu için
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı un (30 gr.)
  • 3 su bardağı süt (600 ml.)
  • 1 çay kaşığı tuz ve yarım çay kaşığı karabiber
  • **Üstü için
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar (200 ml.lik bardakla) *Dilerseniz başka bir tür peynir de kullanabilirsiniz.
     

NASIL YAPARIZ?
1. Patatesleri en kolayından haşlayın. Belki evinizde haşlanmış patates vardır. Ohhh, çok şanslısınız o vakit. Ben zaman kazanmak için mikrodalgada haşlıyorum çabucak. Karnabaharı buharda haşlayın. Onlar haşlanırken...
2. Tencereye zeytinyağını koyun ve içine küçük doğradığınız soğanı, kıydığınız sarımsağı koyun. Kavurun. 300 gr kıymanızı ekleyin ve yine kavurun. 1 yemek kaşığı salçanızı ekleyin yine çevirin. 2 adet domatesinizi küp küp doğrayın ve içine atın. Şimdi 1 bardak su dökün malzemeye, tüm baharatları da içine ekleyin ve altını kısarak 10 dakika kadar pişirin. Ne çok sulu ne de çok kuru bir kıymalı harcınız olacak sonuçta.

** Artık fırınınızı açabilirsiniz. Alt üst turbo ve 200 C dereceye. 

3. Yeni haşladıysanız elleriniz yanmasın diye şimdi patatesleri de karnabaharı da birbirine denk parçalara ayırın küçük küçük. Hepsini karıştırıp borcama serin. Üzerine de kıymalı harcı dökün. Dilerseniz patates ve karnabaharla karıştırabilirsiniz ki ben kesinlikle tavsiye ediyorum.
4.Şimdi 2 yemek kaşığı tereyağının içine 2 yemek kaşığı un eklenir ve bir güzel kavrulur. Üzerine hafifçe 3 su bardağı süt eklenir ve kıvamını bulana dek karıştırılır. İçine 1 çay kaşığı tuz ve 1/2 çay kaşığı karabiber eklenir.
5. Beşamel sos fırın kabınızdaki karışımın üstüne dökülür. Şöyle bir karıştırılır.
6. Kaşar rendesi en üste serpilir ve fırına verilir. Üstü kızarana dek pişirin. 

Hepinize afiyet olsun! Emine Hanımcığım size de...


SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!


11 Mart 2012 Pazar

Yoğurt Çorbası

Yaptığım en iyi çorbaydı zannımca!
Ben de herkes gibi çorbalara bayılırım. İçimi ısıtırlar. Eşimse kolay kolay her çorbayı içmez: Koyu kıvamlı olmayacak, su gibi olmayacak... 
Eminim bir çoğunuz benden kat be kat daha lezzetli çorbalar yapıyorsunuzdur.Ancak yeni öğrenenler ya da şu "göz kararı" denilen sinir bozucu miktar uygulamasından nefret edenlere yardım etmek istiyorum. Elimden değil çünkü ben o yollardan geçtim. :)))

Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...


YOĞURT ÇORBASI
NE LAZIM?
7-8 kişilik çorba için
  • 55 gr. Şehriye (200 ml. Su bardağının yarısı ya da 5 yemek kaşığı arpa şehriye ya da 6 yemek kaşığı tel şehriye ya da 2,5 yemek kaşığı yemeklik pirinç)
  • *1 bardak su ve bir tatlı kaşığı kadar sıvıyağ
  • 1,3 lt su (200 ml.lik bardak ile 6,5 bardak)
  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşığı un (tepeleme gibi ya da 30 gr un tartın)
  • 150 gr süzme yoğurt ( yaklaşık 200 ml.lik 1 bardak)
  • 1/2 limon suyu ( Bir tatlı kaşığı dolusu da yeter)
  • 1, 1/2 silme tatlı kaşığı tuz
  • 2 kaşık tereyağı
  • 3 kaşık sıvıyağ
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
NASIL YAPARIZ?
1. Küçük bir tencereye 1 bardak su, 1 tatlı kaşığı sıvı yağı ve şehriyeyi koyarak suyunu çekene dek haşlayın. Gerekirse su ekleyin ama dikkat edin yapış yapış olup iyice erimesinler.
2. 1,3 litre suyumuzu, 1 yumurtamızı, 150 gr süzme yoğurdumuzu, 2 kaşık unumuzu orta büyüklükte bir tencereye koyun ve sürekli çırparak homojen hale gelene kadar karıştırın. Şimdi orta yükseklikte ateşin üstüne koyun ve yine karıştırmaya devam edin.Çorba ısınmaya başlayınca şehriyeyi ekleyin.
3. Çorba kaynayana dek karıştırmayı bırakmayın. Kaynayınca içine tuzunu ve limon suyunu katın ve yine karıştırmaya devam edin. Altını kısın şimdi.
4. Bir tavaya tereyağı ve sıvı yağları alıp ısıtın ve sonra naneyi ekleyin. Nane kokusu burnunuza gelince karışımı hemen çorbanıza ekleyin. Karıştırın.
5. Çorbanızın kapağını kapatın ve yaklaşık 10 dk. Kısık ateşte demleyip altını kapatın. (Kapağı hafif aralık bırakmanızı tavsiye ederim. )
Kase kase lezzet olsun!


SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!

9 Mart 2012 Cuma

Mahlepli Kurabiye

Sizce de herkesin elini atıp da bir çırpıda ağzını şenlendireceği tabaktaki son kurabiye gibi durmuyor mu?
Şu an evdeki son kurabiye de olsa bizce Tuzlu Kurabiyelerin Sultanı'dır kendisi! Eşim tuzlu krizine girer sık sık ve "Evde ne var?" diye sorarken kurabiye kaplarımızda bu kurabiyelerden bulursa çok mutlu olur.Siz de tuzlu krizlerine çare olmak istiyorsanız, buyrun:

Kurabiyenin her tarifte aynı tadı vermesidir derdim. Tarifi evirdim, çevirdim, defalarca denedim ve bence mükemmel mahlepli kurabiyeye ulaştım. En güzeli de "Aaa tutmadı." demenize izin vermeyeceğim kadar net bir tarif çıkardım ortaya. Ayrıca ufaklıklarla beraber yapmanızı tavsiye ederim. Hamuru tam onlara layık ve de kalıp kullanmaya çok müsait. Hadi kolay gele...

Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...



MAHLEPLİ KURABİYE
NE LAZIM?
  • 250 gr oda sıcaklığında yumuşamış Tereyağı ya da Margarin (Ben hep margarinle yaptım itiraf ediyorum!)
  • 100 ml. sıvı yağ ( 200 ml.lik su bardağının yarısı ya da 100 ml.lik küçük çay bardağının tamamı)
  • 40-50 ml tercihen elma sirkesi (200 ml.lik su bardağının dörtte biri ya da 100 ml.lik çay bardağının yarısı)
  • 1 yemek kaşığı yoğurt ( Bunu da ölçmeyelim gerek yok, değil mi? Hafif göbekli bir yoğurt yüksekliği yeterli)
  • 1 yumurta sarısı
  •  1 paket kabartma tozu
  •  1 yemek kaşığı tozşeker (silme gibi)
  •  1 yemek kaşığı tuz (silme gibi)
  •  1 yemek kaşığı mahlep (silme gibi)
  •  500 gr un ( 200 ml.lik bardağımızla tam 4 bardak un ve 1 tepeleme yemek kaşığı un daha) 
  • Üzerine sürmek için yumurta sarısı ya da beyazı ve serpmek için de çörek otu ya da susam
NASIL YAPARIZ?

  1. Malzemelerin sırası önemli değil. O yüzden bulayın elinizi. Hepsini güzelce yoğurun. Eğer ölçüleri tam uygularsanız hiç sıkıntı yaşamayacaksınız. Endişelenmeyin. Sadece yumuşakça ama merdaneyle açıp kurabiye kalıplarınızla kolayca şekil verebileceğiniz nitelikte bir hamur elde etmeniz gerekiyor.
  2. Hamurumuzu buzdolabına atıp yarım saat sabrediyoruz ;))
  3. Hamurumuzu şöyle basitçe yeniden yoğurup yoruyoruz.
  4. Bu arada fırınımızı 170 C'ye ayarlayıp alt ve üst ısıtmalı ve turbo fonksiyonunu seçerek ısıtıyoruz.
  5. Şimdi eğlence zamanı! Dilediğiniz gibi şekil verin. Ben merdaneyle yaklaşıp 1 cm kalınlığında açıyorum. Sonra kalıplarla şekil veriyorum. Genellikle küçük kalıpları tercih ediyorum hem çabuk pişsin hem de lokmalık olsunlar diye... Keyif sizin! Hemen bir püf noktası eklemek istiyorum: Kurabiye kalıbınızı önce içi un dolu küçük bir tabağa sonra hamura batırırsanız kalıbın hamurdan çok daha kolay ayrıldığını göreceksiniz :))))
  6. Kalan yumurta akını ziyan olmasın diye kurabiyelerin üzerine sürebilirsiniz ama yumurta sarısının daha şık durduğunu itiraf edeyim. Dilerseniz çörek otu ya da susam serpiştirin üstlerine ve fırına gönderiverin tepsinizi!
  7. Dakika tutmayı da unutmayın ki bir dahaki sefer pişirdiğinizde "Aman pişti mi?" diye endişelenmezsiniz. Ben fotoğrafta gördüğünüz güzelliği tam 25 dakikada pişiriyorum.
Ohhh! Mutfağınızda baş döndürücü mahlep kokuları salınacak...


SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!


7 Mart 2012 Çarşamba

Tiramisu ( Meşhur oldu kendileri...)












Bloğuma en sevdiğim tariflerden biri ile ilk adımı atarak başlıyorum. Çünkü dostlarımız bizi ziyarete geleceği zaman onlara kendi ellerimle özel lezzetler sunmaktan büyük keyif alıyorum. Bu yüzden tatlı olarak tiramisu koyduk mu bir kere menümüze... Çalışan biriyseniz hele... Tarifi okuduğunuzda içinizde "Aman! Uzun iş. Onu yap bunu yap..." diye kıskanç bir ses yükselirse, sakın ola dinlemeyin! Sonuçta yiyenlerin takdirlerini ve mutluluğunu kıskanır o ses! Sadece güzel olan bir çok yiyeceğin biraz zor hazırlandığını hatırlayın yeter: Sarma örneğin ;)

Kararınızı verdiyseniz dinleyin beni:
Orjinal tarif farklı bu tariften elbette. Kedidili bisküvisi esastır aslında.  Şimdi bi dünya da tarif var tabii. Ben eşimin ve ailemin ağzına layık olanın bu olduğuna karar verdim. Bu yüzden kedidili bisküviyle pek hoşlaşmayınca kekle yapmaya başladım. Onu da hazır kekle yapıyordum ama sonra "Neden kendim yapmayayım? Doğal olsun..." dedim ve ortaya bu tarif çıktı. Sadece, size tavsiyem tiramisuyu misafirinizin gelmesinden bir gün önce yapıp dolaba kaldırmanız. O zaman tam anlamıyla kıvamını bulmuş oluyor, pasta gibi dilim dilim muhteşem bir şekilde kesiliyor. Aynı gün yapacaksanız şayet, "Ne kadar erken o kadar iyi" derim size (en az 2 saat önce) 

Eğer "Uğraşamam. Hazır kek kullanacağım." diyorsanız kek aşamasını atlayabilirsiniz :))))

Ben keki de bir gece önce yapıp hazırda tutuyorum. Hatta kremasında kullanacağım labneyi 2 kat kağıt havlu üstüne koyup süzgecin içine koyup dolaba atıyorum. Ertesi gün de kremasını yapıp, son şeklini verip dolaba atıyorum.

Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...

TİRAMİSU İÇİN KEK
*Arzu edene hazır kakaolu pandispanya kullanmasını önermiştim, değil mi? :))))
Ünlü aşçı Emeril Lagasse'nin sünger keki tarifini kullandım ve memnun kaldım. Bakalım; ne lazım?

• 3 tam yumurta ve 3 yumurtanın sarısı
• 1 tam ve 1/4 bardak şeker (225 gr. şeker)
• 1/4 bardak süt (200 ml.lik bardakla ölçüyorum yani 50 ml süt)
• 2 çay kaşığı tereyağı
• 1 tam ve 1/4 bardak un (yani 150 gr. un)
• 1 çay kaşığı kabartma tozu

• 1 tepeleme yemek kaşığı kakao ( koyu olmasını tercih edin ki kek de koyu olsun)

1. Fırını önceden 175 dereceye ısıtıyoruz.
2. 24 cmlik kelepçeli kalıbı yağlayıp unluyoruz. Sonra ters çevirip hafif hafif vuruyoruz ve un fazlasını atıyoruz.
3. Sütün içine tereyağını koyup tereyağı eriyene dek ısıtıyoruz o kadar. Ve bir köşede bekletiyoruz.
4. Unu ve kabartma t. nu ve kakaoyu karıştırıyoru. Bi kenara koyuyoruz.
5. Yumurtalar ve şekeriı cam bir kaseye koyuyoruz ve onu da kayanayan suya benmari usulu oturtup yumurtaların hacmi 3 katına çıkana dek sürekli çırpıyoruz. Ben yüksek ateşte yaklaşık 8-10 dk çırpıyorum. Köpük köpük olacak korkmayın.
6. Unun içine yumurtalı karışım ve sütü ekleyip yine çırpma teliyle karıştırıyoruz.
7. Kalıba döküyoruz ve kalıbın altından sertçe defalarca vuruyoruz. "Bunu niye yapıyoruz?" diye soranlarınız olabilir. Hemen söyleyeyim: Bu şekilde her vurduğunuzda kek hamurunun üstüne kabarcıkların çıktığını ve siz vurdukça hepsinin patladıklarını göreceksiniz. Bu kekinizin delik delik olmasını engelleyecek. Ha gayret, kolunuza kuvvet!
8. 10 dakika pişirin. Gerçekten 10 dakika yetiyor. Ama, siz yine de kürdanla ortasını kontrol edin kendi fırınınızın kararını bulana dek.
9. Kekinizi çıkarın. Bırakın soğusun. Sonra (24 cm'lik kalıpta yaptıysanız) kekinizi 3'e bölün. Başka kalıpta yaptıysanız kalbinize güvenin ve 0.5 cm kalınlığında dilimler elde edin. Kim bilir sizden başka? Belki iki katlı yapacaksınız tiramisunuzu. Artık kahve aroması ve krema safhasına geçebilirsiniz...


TİRAMİSU KEKİNİ ISLATAN KAHVELİ SOS
• kaynar su –350-370 ml su
• nescafe (kullandığınız kahve türüne göre miktarı siz belirleyeceksiniz ama bana sorarsanız 2 silme tatlı kaşığından biraz daha az kafeinsiz kahve)
• şeker (iki tatlı kaşığı)
• rom ya da 2 tüp Dr.Oertker Rom aroması ya da kahve veya badem likörü (Ben Dr. Oetker Rom aromasını tercih ediyorum.)

1- Suyu kaynatın. Ölçü kabınız varsa 350 ml. civarı su koyun. Tam ağzınıza layık güzel tat ve aromada bir kahve yapın.
2- Yaklaşık 2 tatlı kaşığı şekerinizi de rom aromanızı da ekleyin. Bir güzel karıştırın ve köşeye koyun. Bırakın soğusun.


TİRAMİSU KREMASI

• 2 yumurta sarısı
• 1 litre süt
• 4 tepeleme yemek kaşığı mısır nişastası (80 gr. geliyor.)
• 2 tepeleme yemek kaşığı un ( 30 gr )
• 10 yemek kaşığı ya da 200 ml'lik bardakla tam 1 bardak ya da tam 180 gr şeker
• 1 paket vanilya ya da 1 tüp Dr.Oetker sıvı vanilya ya da 1 tatlı kaşığı vanilya özütü

• 400 gr maskarpon peyniri ya da 400 gr labne peynir
   (Maskarpon labneye göre sert ve yağlı bir peynir. Ama her yerde bulunmayabiliyor ve masrafı da fazla gelebilir. O yüzden ben hep Ülker içim 500 gr labneyi bir gün önceden süzüyorum ve tam 400 gr labne elde ediyorum.)


1- Süte vanilya ve peynir hariç tüm malzemeleri koyup muhallebi kıvamında pişiriyoruz. Bekliyoruz soğusun.Soğusa iyi olur.
2- Vanilyasını ve peynirini koyup muhallebiyi mikserle iyice 5 dk kadar çırpıyoruz. Kremamız hazır!

PARÇALARI BİRLEŞTİRİP TİRAMİSUYU OLUŞTURALIM

1- Kekimizi pişirdiğimiz kabı ( tabi keki pişirdiyseniz geçerli bu söylem) ya da şöyle diyeyim 24 cm.'lik kilitli kalıbımızı alıyoruz. Hemen söyleyeyim. Daha büyük bir kek ölçüsü ya da kalıp ölçüsü kullanabilirsiniz elbette. Kilitli kalıp kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Kenarını kaldırınca pasta gibi oluyor ve size dilimleme ve servis kolaylığı sağlıyor.
2- Kalıbın en altına 1 kat kek koyup. Kahveli karışımla ıslatıyoruz. Çok ıslatmayın tavsiye etmem.
3- Kremadan bol miktarda döküyoruz. Sonra yine kek, yine kahve, yine krema, yine kek, yine kahve ve en üste krema döküp işimizi bitiriyoruz. (* Kremadan biraz artabilir haberiniz olsun!)
4- Üzerine değmeyecek şekilde alüminyum folyo ile kapatın ve bıçakla minik minik delikler açıp dolaba atın.
En az 2 saat dolapta bekletin. "Bence 1 gece" diye yeniden başınızın etini yiyeyim..

**Servisten önce üzerine kakao serpin ve kilitli kalıbı açın...

Hmmmm! Mis mis! Ellerinize sağlık...

 
SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!

Başlarken... Önce beni okuyun, olur mu?

Sevgili Mutfak Aşıkları,

Otuzlu yaşlara yaklaşana dek bir makarnayı dahi kıvamında yapmayı beceremeyen biri olduğumu itiraf ediyorum. Hoş etmesem de bilen biliyor. Saklamaya ne hacet... O yüzden "Hiç bir şey bilmiyorum.", "Daha önce hiç yapmadım.", "Yapıyorum ama güzel olmuyor." gibi söylemlere sahipseniz doğru yerdesiniz. Sizin yoldan geçmiş ama yolda yaşadıklarını unutmamış biri ile karşılaştınız. Yardımcı olabilirsem ne ala ;)

Ancak sizden bir ricam var: Alabilirseniz şayet bir mutfak tartısı edinin en acilinden. Çünkü özellikle kek, pasta, tatlı ve kurabiye tariflerinin büyük çoğunluğunda her defasında aynı lezzeti garantilemek istiyorsanız bu bir ihtiyaç. Ama şu an yoksa ya da kısa vadede alamazsanız, sizi kaderinizle baş başa bırakmıyorum. Merak etmeyin. O zaman da size pratik yollar sunacağım en kolayından!

Her tarifimde hem tartı ve sıvı ölçü kabı kullanarak hem de mutfağınızdaki kap kacağı kullanabileceğiniz açıklamalar yapmaya çalışacağım. Ama en azından bir sıvı ölçü kabı edinin ya da şu söylediğimi yapın lütfen: Kendinize bir ölçü bardağı yapmalısınız. Bunu söylüyorum çünkü titizlikte uyuzluğun sınırlarını zorlayan biri olarak bu konuda epey kafa yordum. Çünkü "göz kararı" tabirinden nefret ettiğim kadar hiç bir şeyden nefret etmiyorum. Hele de başlarken hiç bir şey bilmiyorsanız; bu sizin için tam anlamıyla bir kabusa dönüşüyor. Bilenler bi hatırlasın Allah aşkına:  "kulak memesi" kıvamı için bir eliyle hamuru bir eliyle kulağını tutan bir ben olamam bu hayatta, değil mi? İstiyorum ki hazır çorba yaparmış gibi, hazır pudding yaparmış gibi her seferinde aynı lezzeti tutturayım. Misafirlerim geldiğinde elim ayağıma dolanmasın! Bana katılıyorsanız okumaya devam...

Peki işin içinden nasıl çıktım? Gidip bir ölçü bardağı, kaşığı almadım. Çünkü büyük çoğunluğu "cup", "oz" .... ölçülü. Örneğin; ingilizceniz var ise arama motorlarından birinde şu cümleyi yazıp aratın "How many grams flour in a cup?"(Bir cup'ta kaç gr un var?). Göreceksiniz ki farklı farklı dönüştürme sitelerinde ki -  http://www.onlineconversion.com/cooking_volume.htm bunlardan sadece bir tanesi - karşınıza US cup, Canada cup ve Metric cup diye üç farklı "cup" ölçüsü çıkacak. Hangi "cup" ölçüsü olacak şimdi?!!! Aşçının Kanadalı, Amerikalı mı olduğuna bakacağım yoksa tarifin hangi mutfağa ait olduğuna mı? OFFFFF! Anladınız ne demek istediğimi.....

Oysa biz Türkler oldum olası bardak ölçüsünü sevdik. Ayrıca neden onların ölçü birimlerini kullanalım ki? Bizim bardağımız var! İnatla reddettim. Yabancı tarifleri bile "cup" ölçüsünden kurtarıyorum. Her seferinde denemeler yapıyorum ve bize uyarlıyorum. Derseniz ki "O kadar vaktim yok!" ki haklısınız. Benim de o kadar vaktim yok ama 'takıntılıyım' diyorum size! Sizin yerinize ben ölçtüm, biçtim arkadaşlar! Buyrun kullanın! Öncelikle bilin ki her birimizin evdeki su bardaklarının aldığı sıvı miktarı farklı; kimi büyük kimi küçük bu bardakların?!!!! ÇÖZÜM ŞU; evdeki bardaklardan birine 200 ml su koydum ve bardağın seviyesini işaretledim. (200 ml.yi nasıl ölçersiniz? Bir küçük kutu meyvesuyu veya sütü dökün bardağa... Alın size 200 ml. sıvı seviyesi) Artık o bardak benim ölçü bardağım ve o seviye benim bardak ölçüm...Çünkü ağzına kadar 5 bardak doldurunca 1 litre su ya da süt yapıyor. Temiz iş. Eğer mutfak tartınız ya da sıvı ölçü kabınız yok ise tek yapacağınız bu!

Henüz yeniyim ama zamanla her tarifi bu netlikte bulabileceksiniz benden...

Zamanla mutfaktaki araç gerecinizi tanıyacak, kullanacak ya da belki yenilerini alacaksınız. Yaptıkça rahatlayacak ve kendinize güveneceksiniz. Yaptıklarınızın başkalarının yüzünde meydana getirdiği mutluluğu görecek ve iyice mutlu olacaksınız...

DMCA.com Protection