13 Mart 2013 Çarşamba

Zencefilli Kurabiye



Bu tarif benim içim bambaşka bir deneyim oldu! Zencefilli kurabiye benim küçüklüğümde etrafımda yoktu, bilinmezdi. Duyunca pek özenmiştim “Öğreneyim de çocuklarıma yaparım bir gün” demiştim ama yapmak taaa bu günlere nasipmiş. Tarifi tesadüf eseri Pınar Hanım’ın sitesinde gördüm. Kalbim “Bu tarifi dene!” dedi. İyi ki denemişim. Sonra kendisinden izin istedim ve beni en sevindiren şey oldu. O kadar mütevazi ve içten biri çıktı ki… Buradan kendisine teşekkür ediyorum sayısız kere… Onun dünyasını da ziyaret etmelisiniz bence : İşte linki http://kitcheninred.blogspot.com/2012/03/zencefilli-kurabiye-gingerbread.html

Bu tarifte araya çok yorum sıkıştırdığım için burayı kısa kesiyorum. Aralardaki yorumlarım da eğlenceli gelir size umarım ;)))Yaptığım iki tepsi de bitti. Kimi hafif kıtır halini sevdi kurabiyelerin kimi de sert hallerini… Aslında o tepsi çayın yanında kurabiye ya da bisküvi için diyet bırakacak kadar damak tadı gelişmiş arkadaşım Derya’nın tabiriyle çay bisküvisi oluyor o sert halleriyle bu muhteşem kurabiyeler…..Afiyet olsun şimdiden…

Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...

ZENCEFİLLİ KURABİYE
KAÇ KİŞİYE YETER?
* Yaklaşık 2 tepsi kurabiye çıkıyor bu ölçülerden… Kurabiye sayısı hangi kalıbı seçtiğinize bağlı elbette ;)
NE LAZIM?
* Ölçülerim 200 ml.lik bardakla…
  • 120 gr tereyağı (250 gr.lık paketin göz kararı yarısını alın.)
  • 100 gr beyaz ya da esmer toz şeker (ben esmer şekeri tercih ediyorum) Yaklaşık yarım bardak şeker oluyor ölçünce.
  • 120 ml. pekmez (1/2 bardaktan 2-3 yemek kaşığı fazla pekmez)
*Pekmezin yoğunluğu o kadar önemli ki… Eğer çok yoğunsa pek sorun yaşamazsınız. Ancak daha sıvı bir yapısı varsa un miktarını arttırmanız gerekebilir. Tarife devam edin, yardımcı olacağım.
  • 1 yumurta sarısı
  • 240 gr. elenmiş un (Benim pekmezime 400 gr. un yakıştı.)
*Benim pekmezin biraz sıvı kıvamlı olduğu için ben un miktarını 400 gr.’a kadar çıkardım. Hamuru yoğururken ne yapmanız gerektiğini söyleyeceğim.
  • 1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 tatlı kaşığı karbonat
  • 1/2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 silme tatlı kaşığı zencefil
  • 1 çimdik tuz
  • Şimdi buraya öneri sunabilirim. Dileyenler 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu ekleyebilirsiniz. Ya da toz karanfil ekleyebilirsiniz 1 miktar. 
* Arkadaşlarım kurabiyeleri tadarken kimisi “zencefili çok olsaydı iyiydi dedi kimisi de “tarçını daha baskın severim.” Dedi. Kurabiyeleri çok sevdiler ama kendileri yaparken baharat miktarıyla oynayacaklar. Siz önce bi böyle deneyin, sonra baharatı kendinize göre ayarlayın derim ben ;) Çünkü bence Pınar Hanım gayet iyi oranlamış…

NASIL YAPARIZ?
·         Çok kolay yaptım ama yüreğim ağzıma geldi bi an…
1-      Tereyağını eritin ve ılımasını bekleyin. Ama donmasın ya da buz gibi olmasın lütfen çünkü şekeri içine ekleyip güçlü bir şekilde iyice çırpacağız ve bu sırada şeker eriyecek tereyağının içinde.
* Yıldız koyuyorum hemen… Mikserle çırpacaksanız “Aman” diyim sıçratma ihtimaline karşı hazırlıklı olun. Yaşadım ordan biliyorum ;)
2-      Pekmez ve yumurta sarısını ekleyin şimdi ve çırpmaya devam edin… Karamel görüntüsünde olacak. (Beyaz şeker kullanırsanız o kadar koyu olmayabilir rengi tabi ki)
3-      Unu ve tüm baharatları ekleyin ve yoğurun güzelce.
* 240 gr. unla başlayın siz. Gerekirse bardak ya da kaşıkla ölçe ölçe azar azar un ekleyin. Böylece bir dahaki sefere un miktarını rahat ayarlayabilirsiniz. Ben 400 gr un miktarına ulaştım toplamda. Benim pekmezin sıvı gibi olduğu için un miktarı şaştı tabi ki. Burada büyük ya da küçük yumurta kullanmak bile etkiler işi. Hamurunuz elinize yapışmayı bıraktığı an hazırdır. Ceviz büyüklüğünde bir parça alın elinize şekil verin bakın: Hiç yapışmıyor mu? Hamur hazır.
4- Buzdolabına atın hamuru 30 dakika kadar. Daha uzun da kalabilir elbette ;)
5- Fırınınızın ısınma süresini siz daha iyi bilirsiniz. Sadece kurabiyeleri önceden ısıtılmış 175 C derecede turbosuz olarak pişireceğimizi haber vereyim ben.
6- Tezgahınızı unlayın hamuru koyun ve açın. Yarım cm.’den kalın yapmanızı tavsiye etmem ancak tabii ki daha ince olabilir. Keyfinize… Şekil verin ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. (Bu arada hamurunuz hafif cıvık gelse bile gözünüze bu unlama işini hamurun üstüne de uygularsanız şekil verme ve kesme işi de kolaylaşır.) Kurabiye kalıbıyla çalışırken kalıbı un dolu bir tabağa batırırsanız hamur kalıptan kolay çıkacaktır.
7- Ne kadar sürede pişecekler? Çok güzel soru ;) İlk tepsiyi 20 dakikada pişirdim ama eşim “Yumuşak olmuşlar?” dedi. İkinci tepsiyi de kaya kurabiyesi yaptık bu sayede. Benim canı gönülden tavsiyem şu: İlk denemenizde fırınınızı test edin ve süreyi not edin. Üzeri hafif yumuşak olacak, soğuyunca sertleşir, kıtırlaşır. O yüzden bir kurabiyeyi kesip feda edin. İçi pişti mi tamamdır. Önemli olan sizin hangi kıtırlıkta seveceğiniz bu kurabiyeleri....




8- Piştikten sonra iyice soğumalarını bekleyin ve afiyetle yiyin. Durdukça güzelleşiyor sanki...


SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!




12 Mart 2013 Salı

Trüf Çikolata Topları ( Chocolate Truffles )



Chocolate Truffles diye duyduk ilk! Tadına baktık sonra da pek sevdik ;))) Eeeee, çikolata bu! Tarihini okudum, tariflerini taradım. Epeyce deneme yaptım ve sonunda aynı yere vardım: Damak tadınız eşsizdir. Size alternatifleri sunmak benim görevim. Gerisi tamamen sizin muhteşem zevkinize kalıyor.  Ancak tarif ararken o kadar eğlenceli birine denk geldim ki sizinle paylaşmalıyım! Zaten tarifin orjinali de Titli’ye ait… İngilizce bilmiyorsanız dahi lütfen bu videoyu izleyin. O kadar eğlenceli bir kadın ki… http://titlisbusykitchen.com/archives/chocolate-truffles
Ben bu güzel trufları arkadaşlara götürdüm ve çay molasında tatmalarını istedim. Hepsinin yüzü öyle güzel bir mutlulukla baktı ki bana… Ben bu işi seviyorum!!!!
Temelde iki malzeme lazım bize: Çikolata ve krema. Ama ne kadar? Farklı oranlar var kullanabileceğimiz. O yüzden hepsini vereceğim size. Dilediğinizi seçin, deneyin ve hangisi damak tadınıza uyuyorsa bundan böyle öyle yapın trufflarınızı.
Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...

TRÜF ÇİKOLATA TOPLARI
KAÇ KİŞİYE YETER?
* Bilemiyorum ;)
NE LAZIM?
Ganaja ne lazım?
Eğer bitter çikolata kullanacaksanız temel oran budur. Bazı tariflerde krema oranı yarı yarıya azaltılabiliyor. Hani evde kremanız az kaldıysa, üzülmeyin!
-          100 gr. %55-70 arası kakao içeren kaliteli bitter çikolata
-          100 ml. yoğun ve kaliteli krema (Ben Tikveşli kullandım.)
-          10 gr. tereyağı (dilerseniz… mecbur değilsiniz)
**Ben 200 gr. çikolataya 200 ml. krema kullandım.
Eğer sütlü ya da beyaz çikolata kullanacaksanız o zaman da krema oranını kesinlikle azaltmalısınız.
-          100 gr. sütlü ya da beyaz çikolata
-          75 ml. yoğun ve kaliteli krema
-          Tereyağına gerek yok bu defa!
Canımız isterse ganajı nasıl tatlandıralım?
** Dileyenler bisküvi, kek ya da kurabiyeyi robottan geçirerek ganaja ekleyebilirler.
-          1 tatlı kaşığı portakal kabuğu
-          Nane esansı
-          Rom
-          Vişne, nane…  likörü
-          Kahve aroması
-          …. Hayal gücünüz ve damak tadınız neyi istiyorsa...
Trufumuzu neyle kaplayalım?
-          Kakao
-          100 gr. erimiş sütlü çikolata
-          Bisküvi kırıntısı
-          Hindistan cevizi
-          Dövülmüş fındık…
-          Süs şekerler, dekor şekerler…
NASIL YAPARIZ?
·         Yine temel prensipleri yazacağım. Sonrası size kalmış…
1-      Çikolatayı rendeleyin ya da robotlayın. Ne kadar küçük taneli olursa o kadar kolay erir.
2-      Kremayı küçük bir tencereye koyun ve kaynama noktasına gelene kadar ısıtın. Ancak dikkat! Sakın kaynatmayın ya da çok yğksek ateşte uzun süre tutmayın. İyice ısınmış, kaynadı kaynayacak… hemen alın ve çikolatanın içine dökün ve güzelce karıştırın ki çikolata erisin. Bu aşamada likör, portakal kabuğu gibi eklemek istediğiniz ganaj malzemelerini de ekleyin.
3-      Karışımı dolaba atın ve en az 2-3 saat bekletin. Sabır ;)
4-      Katılaşmış ganajı dilerseniz yeniden bi karıştırın ve hemen tatlı kaşığı ile alıp dilediğiniz büyüklükte toplar yapıp elinizle yuvarlayın ve yağlı kağıt üzerine dizin. Sadece elinizde fazla tutmayın ki elinizin ısısıyla erimesinler!
5-      Şimdi dilediğiniz kaplama malzemesinin içine atıp yuvarlayın ve dilediğiniz şekilde saklayın dolapta. (Dışarıda da saklayabilirsiniz ama en iyisi buzdolabıdır. Buzdolabında 1 hafta, dondurucuda 1 ay saklayabilirsiniz. Tabii, dayanabilirseniz…)
·         Çikolata kaplı olsunlar mı istiyorsunuz truflarınız? Çikolatayı benmari usulü eritin ve bir kürdan saplayın trufunuza. Bu şekilde batırın çikolataya ve yağlı kağıt üzerine bırakın. Ben bu konuda pek iyi olduğumu söyleyemeyeceğim : ((  O yüzden kakaoya buladım.

Afiyet olsun…
SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!

9 Mart 2013 Cumartesi

Dondurma Tadında Ev Yapımı Çikolatalı Puding

Puding yemek isteyenler el kaldırsın! Sevmeyen hemen hemen hiç yoktur zannımca. Bütün eller havada, değil mi? Öyleyse, içinde katkı maddesi olmayan muhteşem bir puding yapacağız. Üstelik de yerken dondurma tadı alacaksınız… Mikrodalgada yapabiliyorum ama doğal bir tarif bulmak istedim. Bu tarif için tüm kaynaklar arandı, tarandı. İnanılmaz matematiksel ölçümler yapıldı ki oran tutsun. Tuttu mu tuttu! Kendimi Nikola Tesla gibi hissettim bu tarifi oluştururken. Kafanda tasarla, ilk denemede başarıya ulaş…
Sevgili İlkay’ın tarifime katkısını da dile getireyim. “Dondurma gibi…” Sağol canım dost katkısı için ;)))
Hadi tarife…
Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...

DONDURMA TADINDA EV YAPIMI ÇİKOLATALI PUDİNG
KAÇ KİŞİYE YETER?
* Fotoğraftaki minik güzellikle yetinebilirseniz bunlardan 6  porsiyon çıkıyor.
NE LAZIM?
·         750 ml. süt
·         120 gr. toz şeker ( 200 ml. lik bardağın 2/3’ü)
·         60 gr. un ( 200 ml. lik bardağın yarısı)
·         2 irice yumurta
·         1 çimdik tuz
·         180 gr Tikveşli krema (200 ml.lik bir paketin tamamı)
·         140 gr rendelenmiş bitter çikolata veya 120 gr rendelenmiş beyaz çikolata   **** Benim gibi iki renk yapmak isterseniz tarifin sonunda ne yapacağınızı anlatacağım.
NASIL YAPARIZ?
1-      Küçük bir tencereye kremayı koyun ve kaynama noktasına gelinceye kadar ısıtın ama sakın kaynatmayın. Sonra alıp hemen rendelenmiş çikolataya ekleyip bir spatula yardımı ile karıştırarak erimesin sağlayın ve bir köşeye bırakın.
2-      Süt, şeker ve unu tencereye alın, bir çimdik tuzu ekleyin ve sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene dek pişirin ve altını iyice kısın.
3-      Yumurtaları ayrı bir kaba kırın ve kabaca çırpın.
4-      Şimdi burası önemli. Muhallebiden bir kepçe alıp yumurtalara ekleyin ve çok hızlı bir şekilde karıştırın. Korkmayın pişmeyecekler… Şimdi de yumurtalı karışımı ip gibi yavaş yavaş muhallebiye ekleyin ve bir elinizle de sürekli muhallebiyi çırpmaya devam edin.
5-      Muhallebiyi 4-5 dakika kadar sürekli karıştırarak pişirin ve ocaktan alın.
6-      Şimdi alın elinize mikseri ve muhallebiye çikolatalı kremayı ekleyin iyice çırpın. 2-3 dakika yüksek devir yeterli.
7-      Dilediğiniz kaba koyun. Ilımalarını bekleyin ve dolaba atın. 3 saat sonra tamamen soğuduğunda hazır olur!
8-      *** Fotoğraftaki gibi yapmak isterseniz….
80 gr. bitter çikolatayı bir kaba 60 gr. beyaz çikolatayı ayrı kaba koyun ve kremayı ikiye bölerek üzerlerine dökerek karıştırın. Aynı şekilde muhallebili karışımı da ikiye bölerek karıştırın. İki ayrı renk pudinginiz olacak : )  1-2 yemek kaşığı birinden 1-2 yemek kaşığı diğerinden koyun ve görüntü muhteşem.Pudinglerin birbirine karışmamasını tam düz bir katman halinde durmasını isterseniz her defasında üzerinin kabuk bağlamasını beklemelisiniz. Benim buna sabrım yok açıkcası...
* Üzerini nasıl mı yaptım? Kürdanla daireler çizdim…

Afiyet olsun!

Ezo Gelin Çorbası



         Artık çok iyi anlamış bulunuyorum ki “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.”  Herkes ayrı ayrı yöntemlerle yapmış bu Ezogelin Çorbası’nı! Onu dene bunu dene… “Bu miktar yeterli değil!.. Bu miktar fazla!... Baharatı fazla geldi! …” derken bu tarifi ortaya çıkarıp bu şeklinde sonunda karar kıldım. Deneyin ya da buyurun bize gelin bizde deneyin ;) Severseniz yapar içersiniz afiyetle…


EZOGELİN ÇORBASI
NE LAZIM?
7-8 kişilik çorba için
  • 100gr. kırmızı mercimek  (200 ml. Su bardağının ¾’ü  ya da 6 yemek kaşığı)
  • 22 gr. köftelik ya da yemeklik bulgur (1,5 yemek kaşığı)
  • 26 gr pirinç ( 2 yemek kaşığı)
  • 1 orta boy küp küp doğranmış soğan ( ben robottan geçirdim ama tamamen su gibi olmasına da izin vermedim)
  • 1-2 diş ince kıyılmış sarımsak
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı un
  • 2 tatlı kaşığı  ev salçası (hazır salçalar da işinizi görür elbet!)
  • 1 tatlı kaşığı  biber salçası
  • 1,2 – 1,5 lt su (200 ml.lik bardak ile 6-8 bardak)
  • 1 silme tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı nane
  • ½ çay kaşığı karabiber
  • ½ çay kaşığı kekik
  • çay kaşığının ucuyla biraz kimyon
NASIL YAPARIZ?
1. Küçük bir kaba mercimek, pirinç ve bulguru sıcak su ile ıslatıp bir müddet bekletin ve sonra güzelce yıkayıp süzün. Vaktiniz kısıtlı ise bekletmeden yıkayabilirsiniz ancak bekletince yumuşasıkları için çorbanın pişme süresi kısalıyor ve içine eklediğimiz su miktarı daha sabit kalıyor.
2. Yağlarımızı, soğanımızı ve sarımsağımızı tencerede güzelce pembeleştiriyor ve hatta öldürüyoruz ki çorbada tadı dilimize takılmasın. Unumuzu da ekleyip beraberce kavuruyoruz. Sonra da salçalarımızı ekleyip yine kavuruyoruz.
3. Şimdi mercimekli karışımı ekleyin, üstüne de suyu ve çorbanızı kaynayana dek karıştırın.
4. Kaynayınca çorbanızın kapağını kapatın ve yaklaşık 30-40 dk. kısık ateşte demleyip altını kapatın. (Kapağı hafif aralık bırakmanızı tavsiye ederim. )
**Arada karıştırın çorbayı çünkü taneleri dibe vurur. Tadına ve yoğunluğuna bakarak pişme süresini arttırabilir ya da gerektiğinde kaynar su ekleyebilirsiniz. Onun dışında bu miktarlarla bu çorbayı seveceğinizi düşünüyorum…
Kase kase lezzet olsun!

19 Şubat 2013 Salı

Şehriyeli Tavuk Suyu Çorbası





Hayatımda ilk defa tavuk suyu çorba yaptım. Annem dahi inanamadı telefonda duyunca! Ben hayatım boyunca tavuk yemedim. Yemem de! Ancak insan sevdikleri için mutfağa girince işler değişiyor değil mi? Eşim bayılırmış bu çorbaya. Öğrenmek istedim. Kalbimi dinledim ve yaptım. İlk denememdi ama başardım. Ben tadını asla bilemeyeceğim ama eşim tarafımdan bu çorbaya vize çıktı, sonuç onaylandı. Gönül rahatlığı ile deneyebilirsiniz…
Ben çok mutluyum… Siz de olasınız…

ŞEHRİYELİ TAVUK SUYU ÇORBASI
NE LAZIM?
7-8 kişilik çorba için
  • 2 adet tavuk göğsü ( but da olabilir, dilerseniz bütün tavuk haşlayın çünkü o vakit daha lezzetli oluyormuş! Anaanne usulü ;)
  • 1 adet soğan
  • 6-7 adet tane karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1,5 -2 litre kaynar su ( 200 ml.lik bardakla en az 7 bardak)
  • 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1-2 yemek kaşığı un ( un kavurup koymasanız da olur.)
  • Tel Şehriye (200 ml. Su bardağının ¾ ‘ü ya da tepeleme 5-6 kaşık tel şehriye)
  • 1,3 lt su (200 ml.lik bardak ile 6,5 bardak)
  • 1 yumurta
  • ½ limonsuyu
  • Dilerseniz baharat ekleyin.
NASIL YAPARIZ?
1. Tencereye iri parçalar halinde tavuk göğsünü koyun. Dörde böldüğünüz iri parçalar halindeki soğanı(Soğan bu çorbaya sadece tadını verecek), karabiberi, tuzu ve üzerine kaynar suyu da ekleyin. ( Tuzu burada eklemek lezzetini değiştiriyormuş, güzelleştiriyormuş.) Bırakın kaynasınlar kardeş olsunlar. Benim gibi tavuk yemeyen ve hatta tadına bile bakamayan biriyseniz endişelenmeyin. Tavuğa bıçağı batırdığınızda lifleri görünecek hale geldiyse tamamdır. Yalnız hala bütün halde olmalı. Yoksa süner.
2. Şimdi süzün ki soğandan kurtulalım. Ayrıca tavuğu tiftin ve isteğiniz büyüklükte çorbaya hazırlayın. Tavuğu parçalarken çok güzel koktuğunu fark edeceksiniz. Tavuk kokusunu sevmeyen biri söylüyor bunları!!
3. Tencereye sıvıyağı ve unu koyun. Unda net bir miktar vermedim çünkü kimi yoğun kıvamlı çorba sever kimi su gibi… kendi keyfinize göre yapın! Un kavurmadan da yapabilirsiniz çorbayı. Eskiden anneannelerimiz bütün tavuğu kaynatıp suyuna çorba yaparmış: Ne un ne terbiye yaparlarmış. O günlerdeki tavuklar artık olmadığı için.... Un kavrulunca tavuksuyunu ekleyin ve kaynayınca şehriyeyi ekleyin. Şehriye pişsin.
4. Ben bu aşamada terbiyesini yapıyorum. 1 yumurta ve limonsuyunu karıştırıyorum. Ekşiliğini yine damak tadınıza göre ayarlarsınız zamanla. Çorbadan bir kepçe alın ve yumurtalı karışıma koyun ki ikisinin ısısı dengelensin. Sonra bir kepçe daha alın ve karıştırın. Şimdi bu karışımı tencereye biraz yukarıdan dökün ve sürekli karıştırmaya devam edin. Bu şekilde çorbanız kesilmeyecektir. Çorba kaynayana dek karıştırmayı bırakmayın.
4. Tavuk parçalarını ekleyebilirsiniz şimdi. Altını kısın iyice ve bir müddet demlensin ve çorba ile tavuk parçaları iyice birbirine lezzet versin.
5. Çorbanızın kapağını kapatın ve yaklaşık 10 dk. Kısık ateşte demleyip altını kapatın. (Kapağı hafif aralık bırakmanızı tavsiye ederim. ) Ancak çok fazla pişirmeyin artık ki tavuklar iyice erimesin. Ço koyu olursa da kaynar su ilave edin.
Kase kase lezzet olsun!

12 Kasım 2012 Pazartesi

Zeytinyağli Dolma ( Ermeni Usulü)



Teşekkürler Babacığım…
Siz de benim gibi olabilirsiniz… Dolma yapmaya kalktığım an hep bir şeyler ters gider; ya pirinçleri ve dolmaları çok tıkıştırırım pişmez  ya da soğanlarım çiğ kalır… Olmaz da olmaz. Son dolma deneyimimi eşim babasına anlatınca anladım ki ben çok şanslıyım gerçekten!  Beni aldı mutfağa soktu ve aşama aşama tüm püf noktalarını vererek bana dolma yapmayı öğretti. Hem de Ermeni usulü… Benim muhteşem bir kayınpederim var. Müthiş bir aşçı kendisi!

Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...

ZEYTİNYAĞLI DOLMA ( ERMENİ USULÜ )
KAÇ KİŞİYE YETER?
* Herkes 2’şer tane yerse 6-7 kişiye yeter diye düşünüyorum.
NE LAZIM?
(200 ml.lik bardakla…)
·         Yaklaşık 14-15 adet orta büyüklükte dolmalık biber ( harcınız çok gelirse domates, soğan, taze patlıcanla da dolma yapabilir veya yaprak ya da lahana sarabilirsiniz. Kuru patlıcan, biberle de güzel gider bu harç…)
·         4-5 tane soğan
·         1 tam ¼ bardak pirinç
·         1 bardak zeytinyağı
·         1 bardaktan biraz daha fazla su
·         2 dolu yemek kaşığı kuş üzümü
·         1,5 yemek kaşığı dolmalık fıstık
·         2 çay kaşığı dolma baharı (yenibahar)
·         1/4 çay kaşığı tarçın (fazla kaçırmamaya çalışın)
·         ½ çay kaşığı karabiber
·         1 çorba kaşığı kuru nane ( taze nane de olabilir)
·         2 çay kaşığı kadar tuz
·         2 tatlı kaşığı şeker
·         2-3 yemek kaşığı kadar doğranmış dereotu
·         3-4 yemek kaşığı kadar doğranmış maydanoz
·         Belki 2-3 adet domates dolmalara domatesten kapak yapmak isterseniz…
·         ** Harcı da dolmayı da aynı tencerede yapacağız haberiniz olsun!
NASIL YAPARIZ?
·         ‘Çok kolaymış’ diyor ve başlıyorum…
1-      Başlarken hemen pirinci ıslatın bir köşede. Kuş üzümünü de ıslatın küçük bir kapta.

 










2-      Soğanları ister elinizde ister robotta ince ince kıyın . Sadece su gibi olmamasına dikkat edin. Soğanları dolmayı pişireceğiniz tencereye koyun ve üzerine yarım bardaktan biraz daha fazla su koyarak altını açın ve suyunu çekene kadar pişirin. Bu şekilde soğanlarımız yanmaz.
3-      Soğanlar suyunu çekince 1 bardaktan 2-3 yemek kaşığı fazla miktarda zeytinyağını ekleyin ve kavurmaya devam edin. Yaklaşık 20-25 dakika boyunca iyice kavrulmuş olacak…
4-      Yıkayıp suyunu süzdüğünüz pirinci ekleyin ve kavurmaya devam edin.
5-      Süzdüğünüz kuş üzümü, dolmalık fıstık ve diğer tüm baharatları ve de maydanoz ve dereotunu da ekleyin, karıştırın ve altını kapatın ocağın. En az 10-15 dakika bekleyin ki eliniz yanmasın.
 

 
       Harcımız hafif soğuyunca tencereyi hafif eğince bu manzarayı görüyorsanız harç yağını salmış edemektir ki bu da yağımızın yeterli olduğunun kanıtıdır. Yola devam! 







6-      Bu arada dolmalık biberlerin sap kısımlarında yuvarlakça kesip temizleyin. Burada ‘baba’ usulü elinizle de yapabilirsiniz, benim gibi buna özel dolma oyucu aletle de yapabilirsiniz. Ben bu şekilde yapıp daha sonra sap kısımlarından çekirdekleri ayırıp kapak gibi kullanıyorum.
 














7-      Evet! Harcımızı dolmalık biberlere dolduruyoruz. Üstünde bir parmaktan biraz daha az bir boşluk bırakıyoruz. Bir de harcı sıkıştırmayın! Gevşekçe dolsun dolmalar…
8-      Biberlerin üstüne isterseniz benim gibi kendi sap şapkalarını isterseniz de babam gibi rastgele kestiğiniz domates dilimlerini yerleştirin.
9-      Biberlerimizi, harcı hazırladığımız tencereye diziyoruz. (Tencereyi yıkamayın ki harcın aroması gitmesin tencereden.)
10-   Tencerenin dibine ½ bardaktan biraz daha fazla su koyuyoruz. Harlı ateşte başlıyoruz pişirmeye…
11-  Bir müddet sonra tencerenin kapağını açın ve fokurdama sesini duyunca orta ateşe alın ve bırakın 15 dakika kadar pişsin!
12-  Tencerenin kapağını açın ve bu defa bir cızırdama sesi duymayı bekleyin. İşte bu ses dolmanın hazır olduğu anlamına gelir. Tabi ne olur olmaz biraz pirincin tadına bakmayı da ihmal etmeyin. 
** Bazı Ermeni dostlarımız biraz daha pişirip altını hafifçe karamelize edip yakar gibi pişiriyor ki o da bi başka damak lezzeti!
SİZDEN RİCAM… 
















Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!

29 Ekim 2012 Pazartesi

3 - 180 KEK










"Görüntü yanıltmasın! İsterseniz kek olarak tüketin isterseniz pandispanya muamelesi yapın ;)"




Uzun zamandır yoktum! Ancak boş durmadım tabi ki... Sadece biraz tembellik yapıp tariflerimi yazıya dökemedim o kadar! O yüzden tarifi de yapması da çok basit bir kek ama aynı zamanda pandispanya olarak da kullanabileceğiniz bir tarif vereceğim. ( Pandispanya olarak biraz yağlı bir yapısı oluyor ama acil durumlar için muhteşem olduğunu belirteyim.) Ben de kendim uydurmadım zaten... Tefal Rondo 2500'ümün kitapçığında gözüme çarptı; ben de denedim.



Size bu güne kadar verdiğim eeeeeeeen basit tariftir bu bilesiniz… Canınız kek çekti mi? Hemen yapabilirsiniz artık!
Şimdi tarifte sıkıntı yaşamamanız için sizden ricam linke tıklayıp http://celikkizmutfakta.blogspot.com/2012/03/baslarken.html yazımı okumanız. Ama daha önce okuduysanız zaten neden bahsettiğimi biliyorsunuzdur. Hadi tarife...

3-180 KEK
KAÇ KİŞİYE YETER?
* Onu bilemeyeceğim ama Pandispanya olarak da kullanabileceğinizi hatırlatayım…
NE LAZIM?
* Tarifte 200 ml.lik su bardağı kullanılmıştır.
·         3 yumurta         
·         180 gr şeker ( 1 bardak ağzına kadar şeker)
·         180 gr tereyağı (iyice yumuşamış olmalı ama sakın ertitmeyin)
·         180 gr un (1 tam ve ½ bardak)
·         1/6 çay kaşığı tuz (1 fiske yani)
·         5 gr kabartma tozu (1/2 paket)
·         1 tatlı kaşığı vanilya özütü ya da 1 paket vanilya
·         Başka ne eklenebilir?
     - Kakaolu kek yapmak isterseniz 2 yemek kaşığı kakao
     - 3 çorba kaşığı rom

NASIL YAPARIZ?
·         Yaptığım en basit kekti diyebilirim…
1-      Fırınınızı 180 C ‘de alt üst ve turbosuz olarak ısıtıyoruz.
2-      Bütün malzemeleri sıra önemi olmaksızın iyice çırpın. Kalıba dökün!
3-      Yaklaşık 30-40 dakika pişirmeniz yeterli! Fırnınıza göre hareket edin elbet!

* Ben tiramisu için pandispanya olarak kullandım. İyice soğuduğunda çok rahat kesilen be bir o kadar da lezzetli bir kek oldu.
SİZDEN RİCAM… 
Tariflerimi denerseniz ve de benimle deneyimlerinizi paylaşırsanız çok ama tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok sevindirirsiniz beni… Yorumlarınızla hem eksiklerimi görmemi sağlarsınız hem de bana değerli düşüncelerinizi aktarırsınız… Paylaşmak güzeldir ve mutluluk verir!

DMCA.com Protection